Pekiştirme
İstenen davranışın ardından çocuğun değer verdiği bir sonucun gelmesi. Neyin pekiştireç olduğu çocuktan çocuğa değişir; varsayılmaz, gözlemle belirlenir.
Programlarımızın temelinde davranışçı yöntem var: tüm davranışların öğrenilmiş olduğu, bu nedenle yeni davranışların öğretilebileceği ilkesi.
Uygulamalı Davranış Analizi — bir diğer adıyla davranışçı yöntem — tüm davranışların öğrenilmiş olduğu; bu nedenle yeni davranışların öğretilebileceği, var olanların şekillendirilebileceği ya da olumsuz davranışların azaltılabileceği temel ilkesine dayanır.
Yöntemin çıkış noktası basit ama güçlüdür: bir davranış, öncesinde ve sonrasında olan bitenle ilişkilidir. Bir çocuk her masayı ittiğinde çalışma sona eriyorsa, çocuk masayı itmenin çalışmayı bitirdiğini öğrenmiş demektir. Bu bir yaramazlık değil, işe yarayan bir iletişim biçimidir.
Yöntemin yaptığı şey bu ilişkiyi görünür kılmak ve değiştirmektir.
Analiz, davranış öncesini, davranışı ve davranış sonrasını içeren anekdot kaydıyla başlar. Yani önce ölçülür, sonra müdahale edilir.
Uzman, “neden böyle yapıyor” sorusunu tahminle değil gözlemle yanıtlamaya çalışır. Davranış hangi saatte, hangi ortamda, kimin yanında ve ne sıklıkla ortaya çıkıyor?
Kazandırılmak istenen ya da azaltılması hedeflenen davranış net biçimde tanımlanır. “Daha uyumlu olsun” ölçülebilir bir hedef değildir; “yönergeyi ilk söylendiğinde yerine getirme” ölçülebilirdir.
Davranışa belirlenmiş ve çeşitli yöntemlerle müdahale edilir. Kullanılan teknikler aşağıda ayrıntılandırılmıştır.
Müdahale sonrası davranıştaki değişiklikler yine kayıt altına alınır. Program işe yarıyor mu — bu soruya kayıt yanıt verir. Yaramıyorsa program değişir.
İstenen davranışın ardından çocuğun değer verdiği bir sonucun gelmesi. Neyin pekiştireç olduğu çocuktan çocuğa değişir; varsayılmaz, gözlemle belirlenir.
Beceri önce yardımla yaptırılır, ardından yardım kademeli olarak azaltılır. Amaç, çocuğun ipucu olmadan yapabilir hâle gelmesidir.
El yıkama gibi çok adımlı bir beceri parçalara ayrılır ve adımlar sırayla öğretilir. Böylece karmaşık bir iş öğrenilebilir hâle gelir.
Hedefe yaklaşan her küçük adım desteklenir. Beceri bir anda değil, kademeli olarak son hâlini alır.
Beceri önce dikkat dağıtıcının az olduğu bireysel eğitim odasında kurulur. Oturduktan sonra grup odasına, oradan da günlük yaşama taşınır. Bir beceri yalnızca tek bir odada işe yarıyorsa henüz tamamlanmamış sayılır.
Devlet desteğiyle verilen eğitim ayda 8 saat bireysel ve 4 saat gruptur. Bu, ayın geri kalanına göre çok kısa bir süredir. Odada kazanılan beceri eve taşınmazsa orada kalır.
Bu nedenle öğretmen, aileye o dönem hangi hedef üzerinde çalışıldığını anlatır ve beceriyi evde nasıl sürdüreceğini gösterir. Evde yapılması gereken şey ders tekrarı değildir; aynı beceriyi günlük yaşamın içinde kullanma fırsatı yaratmaktır.
Ayrıntı için: MEB destek eğitimi — ayda kaç saat, kim öder?
Odaları ve çalışma biçimini görmek için randevu gerekmez. Gelin, nasıl çalıştığımızı kendiniz görün.